Skip to content

Adana Demirsporlu Orhan Terzi ve 'fair play'

18 Aralık 2009, ekleyen Fatih Polatlı

İtalya’nın Livorno takımıyla yaptığı özel karşılaşma sayesinde Türkiye’deki tanınırlığı artan Adana Demirspor’un oyuncularından Orhan Terzi, Birgün gazetesinden Hüseyin Ataş’ın sorularını yanıtlamış. Röportajla ilgili sunuş yazısında ilginç bir “fair play” anlayışı sergileniyor. “Mersin’de de olsam Adana Demirspor’da da olsam elimden geleni yapıp, tekmeye kafa sokmak benim görevim” dediği için “profesyonellik anlayışı” açısından “tam not” verilen futbolcunun, “savunmada kurallar çerçevesinde gösterdiği sertlikle de alkış” aldığı söyleniyor. Bu sözlerin ardından, “fair play çerçevesindeki mücadelesinden ötürü” Orhan Terzi’ye teşekkür ediliyor. Sunuş yazısıyla birlikte röportaj şöyle:  

Avrupa’nın ‘en solcu’ takımı St. Pauli ile anlaşmasına rağmen Adana Demirspor'u seçen ve geçtiğimiz eylül ayında oynanan tarihi Adana Demirspor–Livorno maçında forma giyen Orhan Terzi'yle keyifli bir söyleşi yaptık
 
Orhan Terzi, 14 yaşında bir haftasonu evde televizyon karşısında olimpiyatları izlerken futbola başlamak isteyen, seçmelere katılarak Altay altyapısına giren ve 2 ay sonra da Ulusal Takım’a çağırılan bir futbolcu. Çocukluğundan beri Altay taraftarı olan Terzi, Ulusal Takım’da Emre Belözoğlu ve Gökdeniz Karadeniz’le aynı takımda mücadele ediyordu. O jenerasyonun gelecek vaat eden bir savunma oyuncusu olarak görülen Terzi için, altyapıdan üstyapıya geçiş dönemi oldukça sancılı geçti. Genç yaşında Altay profesyonel takımına yükselen ve kadroya giren Terzi, çapraz bağlarının kopmasıyla sarsıldı. Sakatlık yaşamadan önce Trabzonspor'dan da teklif alan futbolcu için bu sakatlık, transferin iptali anlamına da geliyordu aynı zamanda. Dokuz ay sahalardan uzak kalan genç futbolcunun kendisini toplaması 1.5-2 yıla yakın sürdü o sıralar. Sakatlık sonrası dönemde Altay'da kendine yer bulamayan futbolcunun kariyerindeki seyir defteri 1. Lig ve 2. Lig'lere yöneldi bu dönemde. Demirspor defansının beyni, oyun kurucusu olan Terzi, diğer klasik futbolculara nazaran oldukça dobra ve samimiydi. Geçtiğimiz sezon Mersin İdman Yurdu'nda oynuyor oluşuna ve Demirspor'a transferi ile ilgili soruya, "profesyonel futbolcularız biz, sonuçta yaptığımız işten ekmek yiyoruz, Mersin'de de olsam Adana Demirspor'da da olsam elimden geleni yapıp, tekmeye kafa sokmak benim görevim..." diyerek profesyonellik anlayışı değerlendirmemizden tam not alıyor. Terzi'nin Demirspor'daki kariyerinde ise unutamadığı hatta yıllar sonra çocuklarına bile anlatacağım dediği maç ise tabii ki Livorno maçı…
 
Adana Demirspor'da bu sezon 16 maça ilk 11'de çıkan Terzi, istikrarlı performansıyla dikkat çekerken, savunmada kurallar çerçevesinde gösterdiği sertlikle de alkış alıyor. 4 sarı kart gören deneyimli oyuncu yanılmıyorsam Demirspor kadrosunda en fazla şampiyonluk yaşayan oyuncu aynı zamanda. Marmarisspor ile 3. Lig, Mersin İdman Yurdu ile 2. Lig, Erciyesspor ile de 2. Lig ve 1. Lig'te şampiyonluk yaşayan futbolcunun hedefi, kariyerindeki 5. şampiyonluğu Demirspor ile yaşamak.
 
30 yaşındaki bir futbolcudan beklenmeyecek kadar enerji dolu ve neşeli olan Terzi'yi yoğun markajın altında verdiği harika yanıtlar için tebrik ediyor, fair play çerçevesindeki mücadelesinden ötürü de teşekkür ediyoruz.
 
Geçtiğimiz transfer döneminde St Pauli'den teklif almana rağmen Adana Demirspor'u tercih ettin. Demirspor'da da tarihi Livorno maçında oynadın. Nedir bu aykırı takımlarla alıp veremediğin?..
St. Pauli geçtiğimiz sezon bazı maç görüntülerimi istemişti menajerlerimden. Beğendiklerini, anlaşmak istediklerini ve sezon öncesi kamplarında beni görmek istediklerini söylemişlerdi ama Demirspor'dan teklif alınca Adana'ya geldim. Geldikten 2 ay sonra da Livorno maçı oldu, o an, ben zaten Türkiye'nin St. Paulisi'ne gelmişim dedim kendime.
 
St. Pauli'ye gitseydim dediğin an oldu mu peki?
Hayır, Demirspor'a geldiğim için hiç pişman olmadım. Ama geldiğim takımdan dolayı taraftarların biraz tepki duyabileceği fikri biraz çekimser davranmama sebep oldu ilk zamanlar.
 
St. Pauli'den söz açılmışken Livorno maçına gelelim. Adana Demirspor'un tarihi Livorno maçında, tarihe geçen kadrodaydın. Ayrıca o gün süper star Lucarelli'yi tutmakla görevliydin. Lucarelli seni çok zorladı mı?
O maç futbol kariyerimin en özel anıydı. O atmosfer altında Seri A'dan bir takım ile oynamak harika bir şeydi. Yıllar sonra bile çocuklarıma anlatacağım o maçı. Demirspor'a iyi ki gelmişim dediğim anlardan birini yaşamıştım ayrıca o maçta. Maç öncesi atmosferin etkisinden olsa gerek Lucarelli pek zorlamadı ama Tavano bir lig maçında oynuyormuşcasına hırslı ve etkiliydi. O maç televizyondan verilse izleyen hiç kimse pişman olmazdı.
 
O maçta saha içindeki diyaloglar nasıldı?
Biraz Almanca ve İngilizcem ile Tavano ve Lucarelli ile konuştuk zaman zaman. Taraftardan çok etkilendiklerini söylediler. Özellikle Tavano nemden de çok etkilenmişti, “siz bu havada mı lig maç oynuyorsunuz” diye sordu hatta. Ayrıca Lucarelli de takımımızın durumunu çok beğendiğini söyledi.
 
Sen de o maçta forma takası yapan futbolculardandın, kimle formayı değiştirdin?
Luca'nın formasını istiyordum ama Sülo maçtan önce bağlantıyı kurmuş adamla (gülüyor). İkinci yarıda oyuna giren, adını hatırlamadığım genç bir oyuncuyla forma takası yapmıştım. Maç içinde birbirimize söz vermemize rağmen maç sonunda o futbolcuyu göremedim. 50 metre uzaktan beni gören o futbolcu yanıma kadar gelip formasını vermişti, kibarlığından dolayı ayrıca teşekkür ettim kendisine.
 
Tarsus maçındaki olaylar hakkında...
O maçı alırsak futbolcular olarak kesinlikle Yükselme Grubu'na kalacağımıza emindik. Belki de o maçta bu sezonki en iyi futbolumuzu oynadık. Futbol adına gereken her şeyi yaptık ama yediğimiz o 2 golü çıkartamadık. Demirspor gibi büyük takımların böylesine önemli final maçlarında ne olursa olsun istediğini alabilmesi lazımdı. Bu noktada biz futbolcular sorumluyuz. Ama taraftar sahaya girmese ben de sonucun daha farklı olacağına inanıyorum. Taraftarın o hareketi uyuyan Tarsus'u uyandırdı. O dakikaya kadar rakipten bazı futbolcular fark yeme korkusu bile yaşamışlardı. Ama sonuç olarak 1 puan aldılar bizden.
 
İzmir'de doğmuş birisi olarak Adana futbolu ve Güney takımlarının birbirine olan düşmanlıkları seni şaşırtmıyor olsa gerek. İzmir ve Adana futbolunun sorunu ne sence?
İzmir'de 9 yıl Altay forması giydim, Karşıyaka, Göztepe maçları oynadım ama güneydeki gibi debilere şahit olmadım. Özellikle Mersin İdman Yurdu-Demirspor maçlarındaki atmosfer anlatılacak türden değil.
Her iki ilde de futbol seviliyor ama her iki ilde de sahipsizlik ve destek çıkmama sorunu var işadamları ve kentin zenginleri tarafından. Bu arada yeri gelmişken belirteyim koyu bir Altay taraftarıyım, Demirspor kadar taraftarı yok ama yine de "Büyük Altay" (Gülerek).
 
Genç yaşında oldukça gelecek vaat eden bir futbolcuydun, 13 kez de milli oldun ama altyapıda, üstyapıya geçişte beklenen patlamayı yapamamış gözüküyorsun. Kariyerinin 2. Lig'de seyir etmesi noktasında bir pişmanlığın var mı?
Patlamamayı yapamamış olmam bazı tercihlerimle ilgili olsa bir pişmanlığım olabilirdi ama çapraz bağlarımın kopmasında dolayı beklenen çıkışımı yapamadığımı düşünüyorum.
 
Aynı sahayı paylaştığın en iyi 5 futbolcu istesem?
Lucarelli, Emre Belözoğlu, Gökdeniz Karadeniz, Altan Aksoy ve Fatih Tekke. Gökdeniz ile Milli Takım kampında aynı odada kalıyorduk zaten. İlginç bir anım da var kendisiyle. Bir maçta hoca kendisini kadroya almayınca odaya gelip kafasını elbise dolaplarına vurmaya başlamıştı. Şaşırdım, ne oluyor dedim, hoca ilk 11'e almayacakmış demişti. Çocukken bile çok hırslıydı. Fatih Tekke ile de Altay'da forma giydiği dönemde beraber oynamıştım.
 
Adana'da boş vakitlerinde neler yapıyorsun?
Ailem burada, oğlum Ege ve eşim ile vakit geçiriyorum genelde. Parkta yürüyüş yapmayı Real'de ve Mersin Forum'da vakit geçirmeyi seviyoruz. Zaman zaman Özsüt'e de uğruyoruz evimize yakın olduğu için.
 
Demirspor'un gelecek vaat eden genç stoperi Turgut ile ilgili neler düşünüyorsun?
Turgut gerçekten yetenekli bir oyuncu. Tam da yeteneklerinin üzerine koyabileceği bir yaşta. Bu işin sırrı çalışmak. Gelişimini çalışarak devam ettirirse iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sadece Turgut değil altyapıdan gelen diğer futbolcular da gerçekten çok yetenekli. Diğer oynadığı takımlar da altyapıdan futbolcular gelirdi ama buradakiler kadar yetenekli değillerdi. İdmanlarda bu genç futbolculara abileri olarak anlatıyoruz zaten nerede ne yapmaları gerektiğini, umarım bu pırıl pırıl gençler en kısa sürede bizi keser.
 
Taraftarlara bir mesajın var mı?
Bize her maç küfür edenlere değil ama Şimşekler Grubu'na bize verdikleri olağanüstü destek ve güvenden dolayı çok teşekkür ederim kendi adıma.
 
Kaynak: http://www.birgun.net/sport_index.php?news_code=1261139895&day=18&month=12&year=2009

 

 

 

AdaptiveThemes