Skip to content

Adana Demirspor: 0 - A.S. Livorno Calcio: 0

4 Eylül 2009, ekleyen Fatih Polatlı

Önemli olan sonuç değildi tabii ki... Ama sonucu da (hemen) bildirmiş olalım... Adana Demirspor ile Livorno arasındaki dostça başlayan karşılaşma eşitlikle sona ermiş. 

Konuyla ilgili derlememiz: 

http://www.haberveriyorum.net/haber/livorno-adana-demirspor-haber-yazi-derlemesi

Yorumlar

Milliyet'in maç sonrası haberi

4 Eylül 2009, yazan Hasan Duru,
Yorum no: 820

milliyet.com.tr'de çıkan haber hayli bilgilendirici:

İtalya ve Türkiye'nin iki işçi takımı, Livorno ve Adana Demirspor, futbolun kardeşliği için 5 Ocak Statı'nda karşı karşıya geldi. Sion Kuper'in, "Futbol sadece futbol değildir" sözü, tribünlerde açılan pankartlarla, söylenen marşlarla verilen mesajlarla bir kez daha teyit edildi.Çukurova'nın sarı sıcağında başlayan gün, baştan sona şölene dönüştü. Bu muhteşem günün en acı yanı ise maçtan önce yenen 'Acılı 1,5 Adana Kebap'lar oldu...

İtalya'nın liman kenti Livorno'nun 'komünist' gençleri tarafından kurulan şehrin takımı, kurulduğu günden bu yana komünizm akımının öncüsü olmuş durumda... Öyle ki, İtalyan Komünist Partisi dahi, bu kentte kurulmuş...

Ve Adana'nın 'Asi Çocukları', onlar kentin varoşlarında büyümüş, tenleri, Çukurova'nın sarı sıcağı ile kavrularak bronzlaşmış gençler... Bir baba-oğul vasiyeti gibi büyüklerinden aldıkları bayrağı ve o bayrağın içerisine yerleştirdiği yumruğu onurlu bir şekilde taşıyorlar yıllardır...

Onlar ki, Grup Yorum'un 'Cesaret' isimli parçasını marşlarına uyarlayabilecek kadar yürekli, Çav Bella'yı tribünlerde seslendirecek kadar enternasyonel düşünebilen bir beyne sahip çocuklar...

Başlarında tribün liderinden Ramo Başkan (Ramazan Ölçer), sahada Türkiye'nin yaş olarak en küçük, yürek olarak ise belki de en büyük taraftarı Rafet... O minik yumruklarını sıkıp 5 Ocak Statı'nı dolduran binlerce taraftara 3'lü çektirebiliyor.

Yaklaşık iki 2 ay önce başlamıştı girişimler, 2 sol kulübü sahada karşı karşıya, tribünlerde biraraya getirmek için. Sözler alındı, tarih belirlendi ve beklenen gün geldi çattı...

Daha sabak erken saatlerde başladı hazırlıklar, kentin sokaklarında dolaşan 'Asi Çocuklar' en güzel şöleni sunabilmek için vargücü ile çalışıyordu. Pankartlar hazırlanıyor, konuk İtalyan kulübü Livorno'nun tribünlerinde her maçta yerini alan 15 kişilik ekibe şehir gezdiriliyor ve kulüp tanıtılıyordu.

LUCARELLİ BİLE ŞAŞIRDI!
Antrenman saati geldiğinde ise yalnız başına hafif bir ter idmanı yapacağını düşünen Livorno çok yanılmıştı... Çünkü 'Şehrin Asi Çocukları'nın onları yalnız bırakmaya hiç niyeti yoktu... Bir anda antrenman sahasını dolduran Şimşekler, yüreklerinde aynı ideolojiyi taşıdıkları futbolculara tezahürat yapmaya başladı.

Bir dönem İtalya Ümit Milli Takımı'nda oynarken attığı golün ardından formasının altına giydiği Che Guevera posterini gösterip, "Ben doğuştan komünistim" dediği için Milli Takım'a alınmayan Lucarelli bile şaşırmıştı bu gördüklerine. Ve öyle pür neşe içerisinde geçti antrenman.

Her iki kulübün temsilcileri de aynı kardeşlik mesajlarını verdi maçtan önce, Adana Demirspor Kulübü Başkanı Bekir Çınar, "Bizim gibi bir işçi takımını ağırlıyoruz. Çok çalıştık, çok iyi hazırlandık. Dileriz Livorno'yu İtalya'ya en güzel anılarla göndeririz" diyordu.

Livorno Kulübü Başkanvekili Ricci Nelro ise, böyle bir atmosferi hiçbir yerde yaşamadığını açıkça dile getirirken, büyük memnuniyet duyduklarını ve Adana Demirspor'u da İtalya'da görmek istediklerini belirtiyordu...

VE MAÇ SAATİ GELDİ...
Saat 21:00'de başlayacaktı karşılaşma ama saatler öncesinden başlayan hareketlilik son 2 saat kala iyice doruğa çıkmıştı. Caddelerde marşlar söyleniyor, Çekiç-orak, Küba, Filistin, Che bayrakları dalgalanıyordu. 'Şehrin Asi Çocukları' sol besteleriyle caddelerden geçip tüm şehri selamlıyordu.

Böyle gidildi Adana 5 Ocak Statı'na kadar. Daha önce de defalarca tıkabasa dolmuştu stat ama bu kez daha bir coşkulu kalabalık vardı statın etrafında. Adana Demirspor'a gönül verenlerin yanısıra, kendisini 'solcu' hisseden insanlar da bu maça gelmişti. Stat dışında komünist şarkılar/marşlar söyleniyor. Herkes, coşkunun artmasına katkıda bulunuyordu.

Kapılar açıldı ve binlerce yürek tek bir amaç için girdi içeri... Hava sıcaklığı oldukça yüksek olduğu için ilginin düşük olacağı endişeleri yerini gurura bırakmıştı.

PANKART VE MEŞALE ŞÖLENİ!
Maçın başlaması ile birlikte Adana Demirspor'un efsane taraftar grubu Şimşekler'in de tribün şovu başladı. Önce tribünde birbiri ardına açılan pankartları, statı çevreleyen tek bir çizgi halinde hazırlanmış meşale şovu takip etti.

Adanalı nezaketini İtalyan konuklarına yaşatmak isteyen Demirsporlular, önce "Livorno" diye tezahhürrat yapmaya başladı. Sahada iki takım vardı ama tribünde tek bir beste söyleniyordu...

Açılan pankartlardaki mesajlar da Şimşekler'in her zamanki duyarlılığını yansıtıyordu. Kanser olmasına rağmen tahliye edilmesine izin verilmeyen Güler Zere için hazırlanmış pankartlar da vardı, işgal altındaki Filistin'i savunan pankartlarda... Ve tabii, komünizmin iki 2 simgesi de tribündeydi; Che ve orak-çekik pankartları...

GERÇEK DOSTLUK
İlk yarının başlaması ile birlikte her iki takım da kardeşliği ve dostluğu unutmadan futbol oynamaya başladı. Sertliğin en alt seviyede olduğu karşılaşmada, düdük sesi de oldukça az duyuldu. Demirspor'un geliştirdiği ataklar sert İtalyan defansına takılırken, daha kontrollü bir oyun sergileyen Livorno kontra ataklarla Demirspor kalesini yokladı.

En ufak faul de dahi futbolcular birbirinden özür dileyip elini uzatırken, çalım atan da, çalım yiyen de pozisyonun ardından tebessüm edebiliyordu. Maçın ilerleyen dakikalarda dostluğun harareti kadar tribünleri dolduran binlerce taraftarın da harareti artmıştı.

Bunaltıcı sıcak yüzünden su ihtiyacı duyan taraftarların, "İtfaiye sula bizi" tezahhüratları karşılıksız kalmadı ve tribünler itfaiyenin hortumundan çıkan tazyikli suyla serinletildi.
İlk yarının son düdüğü çalarken, her iki takım futbolcuları da omuz omuza gitti soyunma odalarına... Skorbotta ise "0-0" kardeşlik vardı.

VE İKİNCİ YARI
Aynı coşkuyla başlayan ikinci yarıda, sahadaki kardeşlik devam ediyordu. Ancak tribünler için aynı şeyi tam anlamı ile söylemek mümkün değildi. Emniyet güçleri, bazı taraftarların açtığı pankartlar nedeniyle müdahalede bulununca kısa süreli de olsa gerginlik yaşandı. Müdahalede bulunan pankartlar arasında en göze batan ise "Güler Zere" için hazırlanan pankarttı.

İkinci yarının ortalarına doğru hava sıcaklığı ve nemin etkisi futbolcuları daha da fazla etkilemeye başlayınca oyundaki tempo da düşmüştü. Karşılıklı ataklar sonuçsuz kalıyordu ama tribünlerdeki heyecan ve coşku bir dakika olsun durmuyordu. Livorno'dan gelen taraftarlar ve Şimşekler, omuz omuza vermiş marşlarını, şarkılarını söylüyordu. Her iki taraftar grubu da farklı dilleri konuşuyordu ancak o statı dolduran herkesin ortak dili olan futbol ve sol anlaşmalarını sağlayabiliyordu.

Karşılaşmanın son düdüğü çaldığında skorborttaki 0-0 eşitlik, aynı kardeşlik gibi bozulmamıştı. Gecenin sonunda ağızlarda kalan tatlar, yenen acılı Adana kebaplar, güzel bir futbol ve ortak ideoloji oldu...

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1135738&Date=04.09.2009&Kategori=spor&b=Adanada %20kizil%20komunist%20gece...

gercekgundem.com'da Livorno maçı

4 Eylül 2009, yazan Hasan Duru,
Yorum no: 821

Maç hakkında ayrıntılı bilgi veren bir başka haber sitesi olan gercekgundem.com, Güler Zere pankartıyla ilgili olarak, Milliyet'e göre biraz daha farklı bilgiler vermiş: 

Orta alan mücadelesi biçiminde geçen maçta taraflar yakaladıkları ender pozisyonları değerlendiremeyince, karşılaşma başladığı gibi golsüz sonuçlandı.

5 Ocak Stadı'nı dolduran çok sayıda taraftar, tribünleri Türkçe ve İtalyanca yazılı pankartlarla süslediler.

İtalyanca yazılı pankartlarda ''İtalya'nın asi çocukları hoşgeldiniz'', ''Yoldaş Livorno'' yazılı olanlar dikkati çekti. Taraftarlar özellikle Lucarelli'ye sevgi gösterilerinde bulundu.

Mavi-lacivertli taraftarlar, maç boyunca hem kendi taraftarları hem de Livorno lehinde tezahürat yaptılar.

Karşılaşma sırasında taraftarların isteği üzerine Adana Büyükşehir Belediyesi'ne ait itfaiye aracı, tribünlere basınçlı su sıkarak izleyicileri serinletti.

Maçın ikinci yarısında kimi kişiler tarafından güney kale arkası tribünlerinde terör örgütü hükümlüsü ve kanser hastası Güler Zere'nin serbest bırakılmasını içeren bir pankart açılmasına taraftarlar tepki gösterdi.

Bunun üzerine taraftarlarla pankart açanlar arasında çıkan kargaşaya önce özel güvenlik görevlileri ardından da çevik kuvvet polisleri müdahale etti. Pankart açtıkları belirlenen 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Açılan pankart ise güvenlik görevlileri tarafından toplandı.

Maç öncesi Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Livorno Kulübü Başkanvekili Ricci Nelro'ya plaket, yıldız futbolcu Lucarelli'ye yöresel kilim hediye etti.

Lucarelli de Durak'a Livorno Kulübü'nün flamasını verdi.

Maç sonunda her iki takım takımın oyuncuları taraftarları selamladılar.

İtalya'da komünistlerin takımı olarak tanınan Livorno’yu dün gece özel uçakla geldikleri Adana Havalimanı’nda ’Yoldaş Livorno’ pankartları açarak karşılayan Adana Demirspor taraftarları, bugün de maç saatine kadar benzer gösteriler yaptı. İki takımın Fan Kulüp üyelerinin yakınlaşmasıyla gerçekleşen maç için bir araya gelen kulüp yöneticileri arasında da sıcak ortam oluştu.

”BİZ DE İTALYA'YA DAVET ETTİK”

Livorno Kulüp Müdürü Ricci Nelro, Aytaç Durak Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında Adana’da bulunmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Havaalanında çok güzel karşılandıklarını belirten Nelro, şöyle dedi:

“Bu kadar ilgi beklemiyorduk. Her şey çok güzel. Tüm futbolcularımız ve teknik heyetimiz her şeyden çok memnun. İyi dostluklar kurduk ve bu dostluğun gelişeceğini düşünüyorum. Adana Demirspor’u İtalya’ya davet ettik. Bu dostluğun uzun yıllar devam etmesini umut ediyoruz. Bu atmosferin sahaya da yansıyacağını düşünüyoruz."

2'nci Lig 4'üncü Grup'ta oynayan Adana Demirspor’un tarihi günlerinden birini yaşadığını belirten Kulüp Başkanı Bekir Çınar, Livorno’yu Adana’da ağırlamaktan büyük onur duyduklarını vurgularken şunları söyledi:

“Bizim gibi işçi takımı olan Livorno’yu Adana’da ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz. İki takım arasında oynanacak özel maçı geleneksel hale getirmek istiyoruz. Umarım Livorno, İtalya’ya iyi ve güzel anılarla döner.“

PASTA KESTİLER

Livornolu yöneticiler, teknik heyet ve futbolculara Hilton SA Oteli’ndeki öğle yemeğinin ardından Mono Pastanesi’nde tatlı ve dondurma ikram edildi. Mono Pastanesi İşletmecisi Hadi Akkale’nin yaptırdığı ve üzerinde Livorno’nun amblemi bulunan yaş pastayı Ricci Nelro ile birlikte kesen Başkan Bekir Çınar, sporun evrensel olduğunu söyledi.

LUCARELLİ DEMİRSPOR KAŞKOLU TAKTI

Boynuna Adana Demirspor kaşkolu takan Livorno takım kaptanı Lucarelli ise kendilerine gösterilen ilgi nedeniyle Adana Demirspor Kulübü yetkililerine ve Adanalılara teşekkür etti. Taraftarın ilgisinin kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Lucarelli, “Çok iyi karşılandık. Futbolcuların da özgür fikirleri var. Bu yüzden de siyasi görüşlerini açıklamaları normal“ dedi.

LİVORNO’DA ENTERNASYONAL MARŞI

Livorno, ırkçılığa ve de endüstriyel futbola karşı İtalya’nın sol futbol geleneğinin temsilcisi olarak tanınıyor. İtalya Komünist Partisi’nin 1921 yılında kuruluşuna ev sahipliği yapıp anti faşist mücadele dönemi direniş hareketinin merkezi olan işçi ve liman kenti Livorno'da 1915'de kurulan kulübün taraftar grubunun lokalinin adı da 1921.

Livorno, 2005 yılında oynanan Lazio maçıyla adını tüm dünyaya duyurdu. Lazio takımı kaptanının attığı golün ardından taraftarına Nazi selamı vermesi, taraftarının bu selama karşılık vermesi sonrası Livorno ve Laziolu taraftar arasında kavga çıktı. Rövanş maçında tribünleri orak çekiç ve kızıl bayraklarla dolduran Livornolular, enternasyonal ve Çav Bella marşlarını söylemişti.

Attığı golün ardından yumruğunu havaya kaldırarak 1921’lileri selamlayan takım kaptanı Lucarelli, maçın ardından İtalya’da sevilmeyen adam seçilmişti. Babası hala liman işçisi olan ve komünist partisi üyesi olan Lucarelli, İtalya Milli Takımı’nın davetini reddederek, “Benim milli takımım Livorno“ demişti.

Kaynak: http://www.gercekgundem.com/?p=216146

Medyada komünizm rüzgarı!

5 Eylül 2009, yazan Erdem Yürekkaya,
Yorum no: 822

Livorno maçıyla ilgili ilginç bir nokta, Fethullahçıları da dahil olmak üzere neredeyse tüm medya organlarının "yoldaş" takım hakkında olumlu haberler yapmış olması... Bunun ardında, "tiraj/reyting" hesapları bir yana, şöylesi bir basit gerçeklik de var herhalde: Komünistlerin takımı Livorno'ya kulp takmak hiç kolay değil... Onurlarıyla mücadele ediyorlar, onurlarıyla kazanıyor, kaybediyor ya da berabere kalıyorlar... hurriyet.com.tr, Adana Demirspor-Livorno maçının sonucunu, "İşçi bayramında herkes kazandı" başlığını atarak, şöyle aktarmış: 

Herşey, Forza Livorno'nun Fan Kulübü'nden Demirspor'a gelen bir mesajla başladı. Tribündeki ateşli ve coşkulu tavırları, ırkçılığa ve endüstriyel futbola karşı duruşları, kurucularının birer işçi topluluğu olması nedeniyle her iki grup birbirlerini çok yakın görüyorlardı. Çünkü Livorno da Adana Demirspor gibi bir işçi takımıydı.

İtalyanlar, Adana Demirspor'la takımlarının özel bir maç yapmalarını, her iki takım taraftarının kaynaşmasını, oynayacakları özel maçta ırkçılığa karşı duruşlarını Demirsporlularla birlikte dünyaya göstermek istiyordu. Kulüplerin yöneticileri de taraftarların bu kaynaşmasına destek verip maç organizasyonunu yaptı.

Ve İtalyan takımı Adana'da 'Yoldaş Livorno' pankartıyla karşılandı. Fan Kulüpteki sohbetle kısa sürede İtalya Seri A takımlarından Livorno, Türkiye'nin 2'nci Lig 4'ncü grubunda yer alan Adana Demirspor'un konuğu oldu. Şölen havasında geçen maçta, tribünler İtalyanca ve Türkçe pankartlarla süslendi. En önemlisi, bir insanlık ayıbı olan ırkçılığa karşı 5 Ocak Stadı'ndan birlik mesajı verildi.

MAÇA GELİNCE

Dostluk içinde geçen karşılaşmada her iki takımda dostça bir oyun ortaya koyarken, gol için ataklar ise sonuçsuz kaldı.

15'nci dakikada ceza sahası içerisinde topla buluşan Tayfun'un şutunu Benussi iki hamlede kontrol etti.

19'ncu dakikada Ceyhun'un ceza sahasına ortasına iyi hareketlenen Tayfun'un kafa şutunu kaleci kornere çeldi.

30'ncu dakikada tüm stat yanan meşalelerle aydınlandı..

38'nci dakikada Moro'nun sert şutu auta çıktı.

52'nci dakikada Alper'in ara pasında topla buluşan Ceyhun'un şutunu kaleci kontrol etti.

STAT: 5 Ocak

HAKEMLER: Serkan Kırkyaşaroğlu (6), Mustafa Akkuş (6), Deniz Arslan (6)

ADANA DEMİRSPOR: Kaya (6)(Dk.85 Murat)- Barış (6), Süleyman (6), Orhan (5)(Dk.73 Cevat 5), Onur (6), Osman (5)(Dk.54 İlhan 6), Aydın (6), Ceyhun (7), Cem (7), Alper (6)(Dk.54 Ali Can 6), Tayfun (5)(Dk.73 Burak 5)

LİVORNO: Benussi (6)(Dk.85 Conti)- Rivas (6), Diniz (6), Miglionico (6), Raimondi (6), Vitale (6)(Dk.55 Pulzetti 5), Candreva (6), Marchini (6), Moro (6), Tovano (5)(Dk.46 Bergvolo 6), Lucarelli (5)(Dk.46 Filippini 5)

SARI KART: Dk.48 Rivas (Livorno)

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/12417285.asp

Forzalivorno sitesinden maçla ilgili bilgiler

5 Eylül 2009, yazan Taylan Özgür Arslan,
Yorum no: 823

Maça gidenlerin Forzalivorno sitesindeki yorumlarına göre, Güler Zere pankartından önce TKP'li bir grup parti bayrağı açmış; bu grup uyarılar üzerine bir süre sonra bayraklarını indirmiş.

Ayrıca DÖB ve Kızılbayrak pankartları da açılmış, ilk baştaki tepki bu pankart ve bayraklara yönelikmiş.

Güler Zere pankartı ikinci yarı başlarken açılmış ve polis müdahalesi bundan sonra olmuş.

Şimşekler grubu, maçtan önce pankart ve bayrak konusundaki hassasiyetini belirtmiş ve önceden belirlenenler dışında stadyumda pankart açılmamasını istemişti. 

AKP'ci Star'dan 'futbol yoldaşlığı' haberi

5 Eylül 2009, yazan Hasan Duru,
Yorum no: 824

Star gazetesinin İnternet sitesinde çıkan haber:

Livorno ve Adana Demirspor kulüpleri Adana’da tek yürek oldular

İtalyan takımı, “futbolun asileri” olarak tanınıyor... Tamamı komünist olan Livorno, işçilerin kurduğu Demirspor’a misafir olurken iki takım yöneticileri “ırkçılığa” ve “endüstriyel futbola” karşı birleştiler

Futbolun gücü yine kendini gösterdi. Bu sezon Serie A’ya yükselen Livorno, İtalya’dan kalkıp Adana’ya geldi ve Demirspor ile birlikte “ırkçılığa-endüstriyel futbola” karşı dünyaya mesaj verdiler. Adana Demirspor, 1940’ta işçilerin kurduğu bir kulüp. Livorno ise “İtalya’nın asi çocukları” olarak biliniyor. Livorno, İtalyan Komünist Partisi’ne ev sahipliği yapmış bir şehir. Futbolcularının hepsi de sol görüşlü.

ÇARŞI İLE DE YAZIŞIYORLAR

Bu ilginç buluşmayı Adana’daki “Şehrin Asi Çocukları” taraftar grubu internet üzerinden Livorno ile yazışarak gerçekleştirdi. Sonra Demirspor olaya sahip çıktı. İtalyanlar’la Çarşı ve bazı Fenerbahçe taraftar grupları da sanal ortamda yazışıyorlar. Bu buluşma Adana’ya tarihi bir gün yaşatırken, Livorno Başkanvekili Ricci Nelro da Adana Demirspor’u İtalya’ya davet etti.

İTALYANLAR ŞAŞIRIP KALDI

Fatih Terim ile İtalya’da tanıştığını söyleyen Antrenör Russo iki takımın geçmişinde “işçi” temasının bulunduğunu belirtirken “Şaşırtıcı bir ilgi gördük. Umarım dostluğumuz devam eder” dedi. Demirspor Başkanı Bekir Çınar da Livorno’yu ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirterek, “Bizim gibi bir işçi takımını ağırlıyoruz. Umarım Livorno İtalya’ya güzel anılarla döner” dedi.

DOĞUŞTAN KOMÜNİST EFSANE

Takımın efsane oyuncusu Luccarelli ise kendisini “doğuştan komünist” olarak tanımlıyor. Luccarelli, “Futbolcuların siyasi görüşlerini açıklaması normal, özgür fikirleri olmalı. Küba Milli Takımı ile bir maçta oynamak isterim” dedi. Luccarelli, Livorno’ya transfer olurken “Bazıları yarım milyona Ferrari alır, ben ise bir Livorno forması almak isterim” sözleri ile çok konuşulmuştu.

Kardeş kardeş oynadılar!

Adana Demir ile Livorno, 5 Ocak Stadı’nda karşı karşıya geldi. Tribünde İtalyanca “Asla umudunu kaybetme”, “Sonsuza dek Livorno arkadaşlığı”, “Modern futbola hayır” pankartları asıldı. Che posterleri de dikkat çekti. Mücadele 0-0 sona ererken yasa dışı bir pankart sebebiyle polis 5 kişiyi göz altına aldı. HAKAN KÖKER - ADANA

Kaynak: http://www.stargazete.com/spor/futbol-yoldasligi-haber-211456.htm

Radikal: Solcuların rüyası gerçek oldu

5 Eylül 2009, yazan Muzaffer Osmanoğlu,
Yorum no: 825

Adana Demirspor - Livorno maçını konu alan bir haber de radikal.com.tr'de yayınlanmış. Radikal'e göre Adana Demirspor'un aynı zamanda MHP Belediye Meclisi üyesi olan başkanı Bekir Çınar, Demirspor'un işçi kimliğini ön plana çıkarmak niyetindeymiş. Başkan Levski Sofya, St. Pauli, Marsilya, Celtic, Liverpool ve AEK gibi işçi takımlarını kente çağırarak bir turnuva organize etmek istiyormuş. MHP'li başkan "Muhaliftir Demirsporlu, aykırıdır. Bu kimlik kim gelse değişmez. Dün de böyleydi yarın da böyle olacak. Hrant Dink’e desteği de haksızlığa karşı duruşumuz yüzünden verdik. Futbol toplumsal barışın taşıyıcısı olacak güçtedir. İstersek açılımın bile öncüsü oluruz." türünden laflar da ediyormuş. Haberin tamamı aşağıdaki gibi:

Solcuların rüyası gerçek oldu

Adana Demirspor İtalya'da işçi ve komünist takımı olarak bilinen Livorno Adana 5 Ocak Stadı'nda Demirsporlularca ağırlandı. Pankartlar, tezahüratlar, bayraklar tribünleri miting havasına soktu.

Belki şehre Livorno gelir, iklim değişir, bir serinlik olur diye gittik Adana’ya. Nasıl oldu da yeryüzünün tribünleri en radikal takımlarından biri olan Livorno Adana’ya geldi sorusunun cevabını aramaya... Cevabı bulmakla kalmadık, duyduklarımıza, gördüklerimize inanamadık. Alice’i Harikalar Diyarı’na götüren delik hakikaten çok büyükmüş.

İtirafla başlayalım: Hayatımda hiç bu kadar sürreel bir ortam görmedim. Bu memleketin tüm muhalifleri, solcuları futbola dair bir rüya görse sanırım buna benzer bir şey olurdu. Düşünün megafondan resmi şarkı olarak Çav Bella çalıyor. Che bayrakları sallanıyor, Hasta Siempre’ler gırla. Filistin var, Küba var, Sovyetler de var. ‘Güler Zere Ölmesin’ var. Yetmiyor sahada Livorno var ve Demirspor var. Mitinge geldik hissi veren karşılaşmanın Fellini filmleri tadında en gerçek dışı an ise şu: Şimşekler grubunun dünya tatlısı amigosu küçük Rafet Lucarelli’nin elinden tutup Şimşekler’e koşturuyor, Lucarelli sol yumruğuyla selamlıyor onları. ‘Hoşgeldiniz İtalyan Komünistleri’ pankartı bile açılıyor. Orak-çekiç eksik diyorduk, o da çok geçmeden zuhur ediyor. Memleketin neredeyse tüm sağ partilerinden belediye başkanı seçilen Aytaç Durak boynundaki Livorno atkısıyla Lucarelli’ye şilt veriyor... Daha ne söylenir ki?

Kafamız karmakarışık. İşler o kadar basit, saflar o kadar net değil çünkü. Öyle olsa MHP Belediye Meclisi üyesi Bekir Çınar bu kulübe başkan olur, olmakla kalmaz Livorno’yu getirir miydi? Başka bir ruh vardı Adana’da. Sanki Demirspor kimliği altında bir başka forma bürünmüş bir yerdi Çukurova. O ruhun en iyi temsilcisi ise Bekir Başkan’dı. Siyaset ötesi bir kimlik olarak Demirspor’un işçi takımı kimliğini öne çıkarıyordu. Levski Sofya, St. Pauli, Marsilya, Celtic, Liverpool ve AEK’i çağırıp bir turnuva yapmak istiyordu. Şunları söyleyebilen kaç başkan var ki memlekette. Memleketi geçtim, bu dünyada: “Muhaliftir Demirsporlu, aykırıdır. Bu kimlik kim gelse değişmez. Dün de böyleydi yarın da böyle olacak. Hrant Dink’e desteği de haksızlığa karşı duruşumuz yüzünden verdik. Futbol toplumsal barışın taşıyıcısı olacak güçtedir. İstersek açılımın bile öncüsü oluruz.”

Neler yoktu ki akşam? Düşünün Adana Demirspor resmi store’unda yıldızlı Venceremos tişörtleri satılıyor. Her köşede bir slogan var. İzmir’den Göz-Gözlüler, İstanbul’dan Çarşı, Ankara’dan Alkaralar orada. “Alemin Allah’ı geliyor” tezahüratıyla çıkıyor sahaya Adana. Maratonun önünde “Raydan Çıktık” pankartı sanırım olayı çok güzel özetliyor.

Maç mı? Doğrusu sahada gördüklerimizde de, tribünde de futbol sonradan geldi. Mesajlar yumağından ayıklanabilenler şunlar: Tribünler iki kere ADS diyorsa bir kez Livorno diyor. Maç limonata gibi sakin, tribünler yerinde duramıyor. 31’deki müthiş meşale festivali enfes. Arkasından gelen Mersin İdman Yurdu sallaması da bir o kadar komik. Maçın en şamatalı anı: Sabah basın toplantısında Livorno antrenörüne ‘klima altında oynasak mı’ dedirten bunaltıcı hava akşam da aynı makamda sürüyor. Tribünler inliyor: “Sula bizi itfaiye.” Bakıyorlar tık yok: “Sulamayan Mersinli.” Nihayet zafer. Livornoluların şaşkın bakışı altında tüm tribünler yapay yağmur altında. Gözler bir yandan da Lucarelli’nin üzerinde. İddia o ki gol atarsa altından ilginç bir tişört çıkaracak. Ama çıkaramadan çıkıyor Luca. Maçı iyice mitinge dönüştüğü ve çirkinleştiği an. Polis tekme tokat bazı pankartları indirmeye kalkıyor. Sonuçta burası Türkiye buradan çıkış zor. Rüyadan uyanma vakti yani... Netice? Sıfıra sıfır.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=953033&Date=05.09.2009&CategoryID=84

Livorno - Adana Demir video ve fotolar

5 Eylül 2009, yazan Ömer Faruk Yalçın,
Yorum no: 831

 

 

AdaptiveThemes