Skip to content

AB: Hem kınarız hem işkence aleti satarız

19 Mart 2010, ekleyen Ayşe K.

AB ve ABD, Küba’yı ve emperyalist düzene karşı duran diğer Latin Amerika ülkelerini “insan hakları ihlali” meselelerinde kınayadursun, gelişmiş demokrasi timsali söz konusu ülkelerde her türlü insanlık dışı uygulamanın fiilen ve alenen yürürlükte olduğu hakkında bilgi edinmeye devam ediyoruz biz de. Guantanamo ve diğer cezaevlerinde yaşananların yanı sıra, ABD cezaevlerinde işkence nedeniyle ölmüş 107 göçmenin şimdiye dek saklanan ölüm raporlarının duyulmasının üzerinden çok geçmemişti. Şimdi de birçok AB ülkesinin işkencede kullanılan ekipmanların ticaretini yaptığını öğrendik. Habere bizim basın da yer vermiş ama ne kadar vurgulansa az deyip Granma’dan bir karikatürle birlikte buraya da ekleyelim.

Uluslararası Af Örgütü ve Omega Araştırma Vakfı tarafından yayınlanan bir rapora göre, çivili cop, başparmağa takılan metal kelepçe ve tutuklulara 50,000 volta kadar şok verebilen elektrikli şok yeleklerinin de içinde bulunduğu birtakım işkence aletleri, birçok AB ülkesinde alınıp satılmaktaymış.
 
AB ülkelerinde işkence aletlerinin ticaretine denetleme getiren yasal bir düzenleme, 2006 yılında kabul edilmiş. Buna rağmen, birçok Avrupa ülkesi bu yasayı yürürlüğe sokmayı ya da düzgün bir biçimde uygulamayı bir türlü becerememiş.
 
Rapora göre, İspanya, Almanya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nin de içinde bulunduğu pek çok AB ülkesi, polis merkezlerinde kullanılan işkence aletlerinin, bu aletlerin işkencede kullanıldığının belgelendiği en az dokuz ülkeye ihracatını gerçekleştiriyormuş.
 
AB yasaları, kullanımları işkence ve kötü muamele konusu olduğundan, elektrik şoku veren kemerlerin AB ülkeleri içinde ithalatını ve ihracatını yasaklamış. Ancak aynı yasalarda bulunan türlü boşluklar, elektroşok kelepçeleri ya da düzenekleri gibi işkence aletlerinin yasa dışı ticaretine olanak tanımaktaymış. Söz konusu AB ülkelerindeki şirketler de bu boşluklardan yararlanarak bu tür aletlerin ticaretini rahatça yapıyorlarmış.
 
İşkence aletlerinin ticaretini yasaklayan düzenlemeyi aşmanın türlü yolları bulunmaktaymış. Bunlardan bir tanesi, aleti parçalarına ayırıp her parçayı farklı sevkiyatlarda satıldığı yere ulaştırmakmış. Bu aletlerin satışını yapan bir şirket, web sitesinde sevkiyatın nasıl katı düzenlemelere maruz kalmadan, sorunsuz bir biçimde yerine ulaştırılacağını açıklamaktaymış. Buna göre, şirketin sattığı bir şok tabancası iki farklı sevkiyatta alıcıya ulaşmaktaymış. Birinci sevkiyatta aletin elektrikli kısımları, diğerinde ise dört vidalı plastik kutusu gönderilmekte, aletin kullanım talimatları ise hiç gönderilmemekteymiş.
 
Sınırda gümrük memurlarının denetiminden sorunsuz geçirilebilmeleri için de aletlere gerçeği yansıtmayan isimler verilmekteymiş. Mesela gerçek ismiyle “elektrik şoklu cop”, “kişisel kullanım için elektrikli cihaz ve elektrikli aparatları” türü bir tanımlamayla gümrükten geçebilmekteymiş.
 
İşledikleri suçun karşılığında yasalara uygun biçimde cezaevinde bulunan bazı muhalif Küba vatandaşlarının ABD ve AB yönlendirmeleriyle tercih ettikleri açlık grevini ve sonuçlarını uyduruk bahanelerle kınamakta vakit kaybetmeyen AP, önümüzdeki günlerde de kendi bünyesindeki “demokratik” ülkelerde yaşanan bu rezaletle ilgilenecekmiş.
 
Kaynak:
http://euobserver.com/9/29699/?rk=1
http://www.granma.cu/ingles/2010/marzo/juev18/Europe.html
 

 

 

AdaptiveThemes